www.ikiciftlaf.net
Beyaz Ölümün Güncesi
Okuyoruz
Derya Cebecioğlu   
kitap.jpegÖzcan Sapan güncenin son sayfalarında şu sözlerle özetlemiş kitabını: “Edebiyat yapmaktan olabildiğince kaçınmaya çalışmakla birlikte, aktardığım olayların birçoğunun içerdikleri yakıcı gerçeklerden ötürü, bazen bize çok kurgusal (uydurma) görünen yazınsal metinlerdekine kıyasla çok daha öteye giden ve okuyanda ‘inanılmazlık’ duygusu uyandıran bir edebîlik içerdiği farkedilecektir. Ne var ki bu edebîlik, André Gide’in sözünü ettiği, hayatın gerçekliğinin her türlü kurgusal gerçekliğe rahmet okutacak türden bir zenginliğe sahip olduğu savı çerçevesinde düşünülmelidir. Gerçekten de, muhalif bireyin örgütlü devlet şiddetiyle eşitsiz bir savaşta yapayalnız kalışının dramatik boyutlarını aktaran tanıklıklar, hayatın, Türkiye’deki son 35 yıllık serüveni içinden alınmış korkunç sahnelerdir.” | Görüntüleme sayısı: 54 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Aralık
Deneme
Meltem Tekin   
meltem1.jpgBu gece şeb-i yelda bize. Bu gece bitmez tükenmez acı. Korkuların biriktiği, tebessüme karışan dalgalarla denizine ulaştığı. Bu gece vuslat. Tutunma bu gece. Gözbebeklerine sığmış bir 'ben', kara tanelere. Bu gece şimdi ayrılık. Bu gece şimdi düş. Bu gece şimdi gelme ihtimalinin kıblesi. Bırakılandan sonra gelen bitmişlik bu gece. Kapının arkası, tren garı, eski otelin sükut dolu odası. Karanlığın süsü, gölgenin tarumar hali, gönlümün çılgın, ellerinin kocaman, saçlarımın kısa, sakallarının uzun hali. Bu gece şeb-i yelda. Bitmez bu gece sensiz kucağımda.

Bu gece ziyan şimdi. Denizlere sığmış dünyaya sığmamış bir olasılık. Lacivert bu gece, sokaklar siyah beyaz. Bir ilaç kutusuna sığar hayat, bir ilaç kutusundan çıkar ölüm, kumlarda... Kar taneleri dolar ağıza bembeyaz taşar. Aşk kalabalıkları yalnızlaştırır bu gece.
| Görüntüleme sayısı: 77 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Levent Safalı İle Felsefe Üzerine "ikiçiftlaf"
Tanıyoruz
Gülçin Erim   

fels.jpg1.Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

 Kendimi anlatmada işe yarayacağını düşündüğüm 3 tane anahtar kelimem var. Onları sıralayarak başlayayım: "makul","merak" ve "mizah". 

Öncelikle "makul" bir insanım ben :) yani rasyonel manasında söylüyorum bunu. Akılcılık, ya da rasyonellik dendiğinde aklınıza hemen "sıkıcı" bir portmanto (Ben portmantoları nedense çok ciddi ve otoriter bulurum. Her şeyi koyacak çekmeceleri, askıları, gözleri vardır. Sanki sana sürekli "şuraya koy" "buraya getir" diye emir verirler) ciddiyeti gelmesin. Akıl her türlü tuhaflığın, hınzırlığın, keyfin, maceranın  hizmetine girmeyi seve seve kabul eder. Yani illa ötekilerin "ciddi" bulduğu işleri yapmak zorunda değilsinizdir onunla. İşte ben de aklı "merak" ve "mizah" ile inceltip tadını çıkarmaya çalışıyorum.   

| Görüntüleme sayısı: 35 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Özledim
Şiir
Sadık Yılmaz   

sadk.jpeg"Yine uykusuz yine dalgın yine agresif bir adam oldum..

yine mutsuzluk denen lanetli ejderha taktı pençesini sertce sağ yanıma..

Sol yanım zaten kan revan..

Kedileri sevmiyorum artık yada cama vuran yagmurun sesini
Korkuyorum rüzgarın pencere arasından gelmesinden ve karanlıktan da

Ne bu beni boyle yapan acaba cezamı??

| Görüntüleme sayısı: 23 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Sonraki Son
Öykü
Melih Özuysal   
melih.jpgHayaller Ve Gölgeler 15

 

Elindeki tebeşir tozunu üzerine silerken zil elinden kayıp aşağıya çiçeklerin üzerine düştü ama ancak yalnız gezen bir yarasanın duyabileceği kadar çınlayabildi. Tebeşir kokusu kalmış mı, diye parmaklarını kokladıktan sonra kendini duvardan aşağı sarkıtıp yavaşça yere bıraktı. Doğrulurken tıpkı filmlerdeki gibi başucunda elfeneriyle -zamanı olsaydı bu hayali gaz lambasıyla değiştirecekti- bekçiyi ve köpekbalığı dişleriyle zili tutan köpeği göreceğini sanıyordu ama ikisi de yoktu. Oysa başucunda olacaklarından o kadar emindi ki, en azından gölgeleri vardır diye şöyle bir bakındı; “hayret”; sanki hiç olmamış gibi yoktular. Bu yokluk onu canlandırdı; zili çabucak yerden kapıp beline sokarak hemen giriş kapısına yöneldi. | Görüntüleme sayısı: 27 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Sıradan Vatandaş
Öykü
A. Kadir Konuk   

televizyon.jpg“Lütfen biraz doğru oturur musunuz” dedi moderatör, “İki dakika sonra canlı yayına gireceğiz.”

“Nasıl doğru oturayım” diye sordu program konuğu, “Hazır ola geçeyim mi?”

“Hayır, öyle söylemek istemedim. Koltuğa öyle yayılmasanız…”

“Müthiş rahat bu koltuk. Kahvenin sandalyelerine hiç benzemiyor. Üstelik burası oldukça sıcak, adamın uykusu geliyor hemen.”

“Öyle de, seyircilerimiz…Pardon, reji arıyor. Evet, tamam, hazırız, başlayabiliriz.”

Moderatör içinden beşe kadar ağır ağır saydı, programın jeneriği göründü ekranda, moderatör iki kez yutkundu, “Sayın seyirciler” diye başladı konuşmaya.

| Görüntüleme sayısı: 39 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Bütün Tanışmalar Bir merhabayla Başlar
Deneme
Beyhan Yılmaz   
merhaba.jpgBütün tanışmalar bir merhabayla başlar. sonra konuşursun… muhakkak vardır iki tarafın da anlatacakları, söyleyecekleri… bazen ağızlar konuşur, bazen gözler, bazen şarkılar, bazense vücut dili… nasıl denk gelirse, nasıl anlatabiliyorsa insan kendini. karşısındaki bundan pay çıkarır kendine. ruh haline göre bazen iyi, bazen kötü. hep iyi olmasını ümit ederken sırf hayal kırıklığına uğramamak adına kötüyü alırsın kendi payına… onu tanımaya çalışırsın… tanıdıkça için ısınır ya da tam tersi itici gelir sana. bazen mesafelere yenilirsin bazense mesafeler vız gelir sana… yanındayken bile özlem duyarken, insan uzakta olana katlanmayı öğrenir gün gelir… | Görüntüleme sayısı: 22 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Ben Renkli Kelebekler Görürdüm
Deneme
Sema Selvioğlu   

kelebek.jpegBen, küçükken daha çok kelebek görürdüm.

Ben, küçükken kelebek yakalamak için arkalarından koşardım.

Ben, küçükken sarı, kırmızı, yeşil kelebekler vardı.

| Görüntüleme sayısı: 22 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Emin İgüs İle Bu Dünya Bir Pencere
Dinliyoruz
Gülçin Erim   
emin.jpeghttp://myspacetv.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=16630787 | Görüntüleme sayısı: 25 | Yazdır | E-Posta

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 16 Toplam 187