|
Şiir
|
|
Nuray Şencan
|
|
şimdi bu yağmur iyi gelir sana
karanfil gibi açarsın birazdan
gök gürledikçe yüreğinde patlar
düşer yaranın kabukları
çamura karışır kederli ellerin
karanfil gibi kokarsın birazdan
meydanlar kırmızıya çalar
kent kokar..
| Görüntüleme sayısı: 198 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Masal
|
|
İdil Nalbantoğlu
|
|
Bir varmış, bir yokmuş.
Bir tane Bir Kız varmış.
Bir de Bir Tane Daha Kız varmış.
Bu Kız mutluluğu çok özlemiş.
Bir Tane Daha Kız da çok özlemiş.
İkisi bir gün karşılaşmışlar.
Balonlu bir yerde.
| Görüntüleme sayısı: 266 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Dinliyoruz
|
|
Gülçin Erim
|
|
Öyle uzak ki yerim
Uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim
Benden ayrı yaşıyor
Ya her şeyim ya hiçim
Sorma dünyam ne biçim
Bir kördüğüm ki içim
Çözdükçe dolaşıyor
Söz: Şevket Rado
/ Müzik: Hümeyra
HÜMEYRA - 1969 - YONCA
Dinlemek için:
http://fizy.com/s/101mis
| Görüntüleme sayısı: 346 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Öykü
|
|
Melih Özuysal
|
|
Bugün hava kapalı olduğu halde oltayı alıp denize inmiştim. Tahmin
ettiğim gibi, balık malık yoktu, bisikleti de almadığımdan eve sahilden
dönüyordum. Bir ara, hayal kurmaya başlamış olduğumu fark ettim. Daha
başındayken fark ettim, çünkü hem güzel, hem seksi, hem de bana âşık
bir doktor, üstü açık beyaz otomobiliyle beni yazlığına götürüyordu.
Üstelik rüzgâr gözlerimi yumdurup ağzımı açtırmıyor, saçlarımı sinir
bozucu biçimde karıştırmıyor ve hayatın anlamını buldurtmaya kalkarak
naif kaçamağımı burnumdan getirmiyordu.
Daha sararmaya başlamamış tarlaların arasından otomobilimizle kuğu
gibi süzülürken, bir yandan da sigara içen doktorun, kadınsı anlamlarla
ağırlaştırıp bıraktığı dumanları izliyordum.
| Görüntüleme sayısı: 262 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Okuyoruz
|
|
Zehra Başar
|
|
İspanya’nın en sevilen
yazarlarından, Galiçya’lı Manuel Rivas, iyi bir hikâye
anlatıcısı... Çeşitli kitaplarından bu kitap için seçilmiş,
birbirine hiç benzemeyen ondokuz yalın, akıcı öykü var,
Kelebeklerin Dili’nde. Şu kolayca yazılıvermiş gibi
görünen, kolayca okunan, ama iz bırakan ve yeniden okunmak istenen
öykülerden...
Farklı durumlarıyla,
ilişkileriyle hikâye ettiği, yumuşaklıkla anlattığı insanlar,
Galiçya’lı karakterler var öykülerde. Düpedüz, yanıbaşımızda
yaşamaya başlıyorlar. Biz, onları zaten tanıyıp seviyorduk.
İnsanı iyi anlatmak, bir yönüyle bu tanışıklık duygusunu
vermek değil mi ? Bir de, edebiyatta ‘insan’ iyi anlatıldığında,
ilişkiler içinde de olsa, ardında bekleyen yalnızlığı
görünüveriyor hemen. Sanki, dünyada yaşama hali çıkıveriyor
ortaya. İçimizde buruk, hüzünlü bir tat bırakıyor sonra.
| Görüntüleme sayısı: 380 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Şiir
|
|
İsmail Fatih Maraşbey
|
|
Mevsim sonu
Gün batımları
İçimde hazan ninnileri söylenir
Islak çatılı ihtiyar evler
ağıt döker şehir
Sokaklar hiçliğe adanır
Yorgun bir yürekle
Ayaklarımı sürüklerim
| Görüntüleme sayısı: 255 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
İzliyoruz
|
|
Aslan Doğan
|
|
Merhabalar.
Geçtiğimiz haftalarda izlediğim,
beğendiğim bir filmi paylaşmak istedim sizlerle.
Filmin konusu, yönetmenin ilk filmi
olması ve oyuncuların amatör oyunculardan oluşması ilgimi
çekmişti.
On yıl yattığı hapishanede
katıldığı açlık grevleri sırasında ciğerleri iflas eden genç
adam, tahliye edilince memleketinin yolunu tutar. Otobüs kasabaya
girerken şair ceketli çocuk (Kazım Koyuncu’nun kadife sesinden
“Hey gidi Karadeniz, doldu da taşamadı.” şarkısını
dinlemektedir. Oysa Yusuf için fark etmez, Karadeniz dolup taşsa da
çokça uğradığı iskeleden, dalgaların üstüne üstüne gitmeyi
yeğler, köyde satrancın bile yalnız oynandığı, yalnız anne,
Yusuf’a küskün baba ( yaşamını yitirmiş) ve hayat kadını
rolündeki yalnız Elka ve onun güzel oyunculuğu, ertelenmiş
mutluluklar, sonra Yusuf ile Elka’nın ortak paydaları,
yalnızlıklarından çoğalma çıpınışları, ayrı mekanlarda
televizyondan izledikleri film ‘Vanya
| Görüntüleme sayısı: 360 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
Şiir
|
|
Gülçin Erim
|
|
biz birlikte
bir ebemkuşağı gördük aniden
bir heyelana tanık olduk
yavaş yavaş
ve
alışılmış bir yoldan
evimize döndük
| Görüntüleme sayısı: 337 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
İzliyoruz
|
|
Avaşin Yorulmaz
|
Başta
şu belirtilmelidir ki Güneşi Gördüm filmi, Türk sineması
haritasında şimdiye kadar ( Kendi sınırları dâhilinde) çekilmiş
en cesur ve samimi filmdir; ama orijinal bir film değildir. Yeşilçam
geleneğinden ve egemen bakış açısından kopmamıştır.
Bir
sanat eserini orijinal kılan gerçeklere sadakati, samimiyeti ve
muhalifliğidir. Güneşi Gördüm filminde samimiyet ve sınırlar
dâhilinde muhaliflik var ama tümüyle gerçeklere sadakat
yoktur.
Güneşi Gördüm filmine ilişkin basın-yayın
organlarında değişik yorumlar çıktı. Hemen hemen yorumların
tümü Mahsum Kırmızıgül’ün çok cesur bir film yaptığına
ilişkindi. Film, Kürt sorununu perdeye taşıdığı için ayrıca
övgüye laik görüldü.
| Görüntüleme sayısı: 467 | Yazdır | E-Posta |
|
Devamı...
|
|
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 33 - 48 Toplam 187 |