www.ikiciftlaf.net
İzliyoruz
Çakma Yeşilçam Yazdır E-Posta
Sema Selvioğlu   

ak_geliyorum_demez_filmi.jpgNeden eski Türk filmlerine benzeyen filmleri 2009 yılında çekerler? Bize, “Keşke Hulusi Kentmen olsaydı da bıyıklarını bursaydı, ne kadar da özlemişiz ya!” dedirtmek için mi? “Ah, Ah nerede o eski Türk filmleri” demek için mi? Bizi güldürürken üzmek için mi? İçimiz cız etsin diye mi? İşte “Aşk Geliyorum demez” filminin galasında düşündüğüm onlarca sorudan bir kaçı.

Gülşen Bubikoğlu yerine Bergüzar KOREL gitmiş de bizim zamanımızın Tarık Akan’nının yerine olmamış Tolgahan SAYIŞMAN. Belki de kuşağımızın genç kızları hababamın yakışıklısına hayrandık da şimdi tahtından indirip de kimseyi koyamıyoruz. Belki de genç kız hayallerimiz hiç bitmesin diye hiç koyamayacağız. Bu yüzden çıkmıyor günümüzde eski tip JÖN oyuncular. | Görüntüleme sayısı: 182 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Uçurtma Avcısı Yazdır E-Posta
Türkan Coşkun   

ucurtma.jpegSavaş tozları Kabil’in üzerine dökülürken, yüreğimin üstünü örttü. Nefes alamadım. Derisi gibi kaderi de kararmış bir hazara oğlunun gözlerinde kayboldum. Ana figürü yaratan bir yan karakter Hasan Can; saf bir teslimiyetin, güven ve dostluğun ete kemiğe bürünmüş hali. Tanımsız bir yakınlık, bilmediğim bir kirletilememişlik duygusu sıcak bir his yayıyor içime, gözlerine mıhlanıyorum.

Emir Can; temiz yüzlü, kırılgan, hatta içine kapanık. Yine de Emir Can yerine, Hasan Can’ın hayattan silinip gitmesinin haksızlık olduğunu düşündüm. Yazara kızdım. Sırf Emir Can’ın korkak çocukluğunun izlerini örtmek ve ona daha onurlu bir hayat verebilmek için Hasan Can’ı harcamasına içerledim. Öyle böyle değil, bayağı bayağı içerledim. Hele filmin sonuna doğru üvey kardeş olduklarını öğrenmek, beni büsbütün çıldırtmaya yetti.

| Görüntüleme sayısı: 210 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Sonbahar Yazdır E-Posta
Aslan Doğan   

sonbahar.jpegMerhabalar.

Geçtiğimiz haftalarda izlediğim, beğendiğim bir filmi paylaşmak istedim sizlerle.

Filmin konusu, yönetmenin ilk filmi olması ve oyuncuların amatör oyunculardan oluşması ilgimi çekmişti.

On yıl yattığı hapishanede katıldığı açlık grevleri sırasında ciğerleri iflas eden genç adam, tahliye edilince memleketinin yolunu tutar. Otobüs kasabaya girerken şair ceketli çocuk (Kazım Koyuncu’nun kadife sesinden “Hey gidi Karadeniz, doldu da taşamadı.” şarkısını dinlemektedir. Oysa Yusuf için fark etmez, Karadeniz dolup taşsa da çokça uğradığı iskeleden, dalgaların üstüne üstüne gitmeyi yeğler, köyde satrancın bile yalnız oynandığı, yalnız anne, Yusuf’a küskün baba ( yaşamını yitirmiş) ve hayat kadını rolündeki yalnız Elka ve onun güzel oyunculuğu, ertelenmiş mutluluklar, sonra Yusuf ile Elka’nın ortak paydaları, yalnızlıklarından çoğalma çıpınışları, ayrı mekanlarda televizyondan izledikleri film ‘Vanya | Görüntüleme sayısı: 334 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
"Güneşi Gördüm" Kürtçeyi Görmedi Yazdır E-Posta
Avaşin Yorulmaz   
gunesi_gordum_film_muzigi.jpgBaşta şu belirtilmelidir ki Güneşi Gördüm filmi, Türk sineması haritasında şimdiye kadar ( Kendi sınırları dâhilinde) çekilmiş en cesur ve samimi filmdir; ama orijinal bir film değildir. Yeşilçam geleneğinden ve egemen bakış açısından kopmamıştır.

Bir sanat eserini orijinal kılan gerçeklere sadakati, samimiyeti ve muhalifliğidir. Güneşi Gördüm filminde samimiyet ve sınırlar dâhilinde muhaliflik var ama tümüyle gerçeklere sadakat yoktur.

Güneşi Gördüm filmine ilişkin basın-yayın organlarında değişik yorumlar çıktı. Hemen hemen yorumların tümü Mahsum Kırmızıgül’ün çok cesur bir film yaptığına ilişkindi. Film, Kürt sorununu perdeye taşıdığı için ayrıca övgüye laik görüldü. | Görüntüleme sayısı: 442 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
Little Children Yazdır E-Posta
Ezgi Öğütcen   
little.jpegTom Perrotta’nın aynı isimli romanından uyarlanan 2006 yapımı bu filmi çevirmenlerimiz Turkce’ye Tutku Oyunları şeklinde çevirmeyi uygun görmüş. Kimbilir, belki de filmin içeriğini ‘Türk,aile yapısına ve ahlaki değerlerimize aykırı’ bulduklari için seyirciyi bu başlıkla uyarmak(!) istemişlerdir. (Henüz izlememişseniz orjinalini izlemenizi tavsiye ediyorum; bazı uygunsuz’ sahneler çıkarıldığı zaman film cok kopuk oluyor) Ahlaki değerlerimin zina unsurları içeren bir filmi izlemekle değişmeyeceğini düşünen ben yazımın devamında filmin orjinal adını kullanacağım.

Gösterime girdiğinde bir türlü izleme fırsatını yakalayamadığım Little Children televizyonda gosterildiğinde kendi içimde 20'li yaşlarımın “yaşam gitgide monotonlaşiyor, yoksa ben de mi birkaç sene sonra o hep sıkıcı buldugum ‘büyükler' gibi olacağım?” bunalımındaydım.

| Görüntüleme sayısı: 403 | Yazdır | E-Posta

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 9 Toplam 10