| Antigone |
|
|
| Derya Cebecioğlu | ||||
|
Tarihteki En Vefalı Kardeşi Tanıyoruz: ANTİGONE İÇİN İKİ ÇİFT LAF
Tragedyanın kralı babasıdır aslında. Ama çeyizi acı ve vefa olan bu genç kadın, asla eğilip bükülmeyen duruşu, karakterinin sağlamlığı, doğru bildiği yoldan sonu ölüm de olsa ayrılmaması ile Kraliçe olmayı hak eder.. Oidipus’un öz annesinden olma 4 çocuğundan biridir. Hem kızı hem kardeşi yani... Kral Oidipus’un ölümünden sonra yurduna geri döner. Ancak onu yine korkunç bir süpriz beklemektedir. Krallığı paylaşamayan iki erkek kardeşi amansız bir savaşta birbirleri ile dövüşürken can verirler. Sahipsiz kalan tahta amcaları Kreon çıkar. Sarsılan devlet otoritesini sağlamlaştırmak ve halkın yeniden yerleşik düzene boyun eğmesini sağlamak amacıyla hırslanan Kreon, ilk olarak kardeşlerden birini vatanı korumak için savaşmakla taçlandırır ve onurlu bir törenle gömülmesini ister. Komşu ülkelerden yardım isteyen diğer kardeşi ise vatana karşı savaşan bir hain olarak lanetler ve cesedini hayvanların parçalamasına terk eder. Üstüne bir avuç toprak atmayı bile yasaklayan Kreon, böyle bir işe kalkışacak olanları da ölümle cezalandıracağını ilan eder. Antigone’nin trajedisi işte burada başlar. Anne-baba ölümü bile bir yere kadar kabul edilebilirdir insan için. Çünkü farkında olmasa da insan bu gerçeği bilinç altında taşır. (Ben büyüyeceğim, ailem yaşlanacak ve ölecek.) Ama kardeş kaybı... Kardeş kaybı başka hiçbir acı ile kıyaslanamaz. Bütün gece düşünür, diğer kardeşi İsmene’yi de ikna etmeye çalışır. Ancak kırılgan İsmene için bu çılgınlıktır. Antigone onu korkaklığı için aşağılar ve iki erkek kardeşi arasında ayrım yapmaya razı olmayan, bu tepeden tırnağa sevgi kesmiş genç kadın, ölümü göze alarak kardeşini gömer. Yakalanıp Kreon’un karşısına getirilen Antigone, yaptığının bir suç değil bir borç olduğunu ileri sürerek yöneticisine başkaldırır. Hatta bununla da kalmaz, “suç” ve “devlet yönetimi” konularında Kreon’la tartışır. İşte Antigone’yi büyük yapan, bugün bile üzerinde düşünülür kılan bu tartışmadaki sözleridir. Kreon, emirlerine rağmen bunu yapmaya nasıl cüret ettiğini sorar Antigone’ye: - Senin emirlerinde insan sözlerini tanrıların yazılı olmayan değişmez kanunlarından daha üstün yapacak bir kudret bulunduğunu zannetmiyorum, cevabı ile karşılaşır. O, sağduyudan yoksun bir kralın gelip geçici kararlarındansa, vicdanında beliren evrensel yasalara, ‘yazılı olmayan yasalar’a uymuştur. Devlet adına konuşan bir insanın buyrukları, temsilcisi vicdan olan, ilksiz ve sonsuz yasalara üstün olamazlar. - Birinin koruduğunu öbürü harap ediyordu, diye direnir Kreon. - Olsun, Hades ikisi için de aynı mezar hakkını tanır. - Caninin yazgısı iyi insanla aynı olacak öyle mi? - Sizin sınırlamalarınızın öte dünyada bir anlamı var mı? - Düşmanımız bizim için hiçbir zaman, hatta ölümünden sonra bile dost olamaz. - Ben dünyaya kin değil, sevgi paylaşmaya geldim.
Görüntüleme sayısı: 432 | Yazdır | E-Posta
1. 15-01-2008 01:41 özgür duyunçlara Eh ne de olsa her siyasal dü- zen sonlu ve yitip gidicidir o- nun gelenekten, kültürden kaynak lanan yasaları da ancak insana verili (koyulmuş) olan vicdan i se en görkemli yasa koyucudur.O nedenledir ki özgürlüğün tanımı- nı da sınırlanmak sözcüğüyle yap mak varolan düzenin sürdürülebi- lirliği açısından birçoğuna ra- hatlatıcı gelir. Antigone'ler de vicdanlarından fışkıranla ödün vermeksizin yaşadıkları zamana değil tarihe, uslarımıza, kalple rimize yazılırlar.Açılmış vicda- nıyla doğal hukuğun savunucusu bu kadını aktardığın için çok teşekkür ederim Misafir Yorum yaz powered by AkoComment Tweaked |
||||
| < Önceki |
|---|




