| Kuş |
|
|
| Berkant Örkün | ||||
|
“Bir şeyin var mı?” “Yok abi, iyiyim sağol.” “Ne iyisi, kafan kanıyor.” “Bir şey olmaz abi, durur birazdan” “Olur mu öyle, dur sen bir.” Beyaz bezle önce saçlarına bulaşmış kanı sildim. Neyse ki yara çok büyük değildi. Sonra da bezin bir parçasını kesip yaraya elimle bastırdım, bir yandan da onun üstünü başını temizlemesine yardım ediyordum. “Abi ne gerek var ya, geçer birazdan, merak etme” diyordu. O aceleyle, fark etmediğim gözlerine dikkatlice bakmaya başladım. Masmavi gözleri vardı. Öyle derin bakıyordu ki, yaşı henüz on-on biri gösterse de bakışları sanki ellisinde bir adamın bakışlarıydı. Öyle oturmuş, öyle içten, öyle sakin, öyle kendinden emin. “Abi neden bana öyle dikkatle baktın?” “Gözlerin çok güzelmiş. Adın ne senin?” “Fırat” “ Tanıştığımıza sevindim Fırat, ben de Mehmet” dedim ve elimi uzattım eline. “ Abi, pis şimdi benim elim, ama bir gün temiz olduğunda söz, sıkarım olur mu?” dedi. Ne kadar direttiysem de o, elini sıkmak için vermedi. Bir yandan da diğer elimle hâlâ başındaki yaraya bezi bastırıyordum. Merak ediyordum yeni tanıştığım bu küçük arkadaşımın yaşamını. Hemen başladım sorularıma. “Ailen var mı Fırat?” “ Annem de babam da, hem var hem de yok” “O nasıl oluyor?” “ Babam hapiste, annemse her zaman gelmez eve. Bazen başka semtlerde dışarıda sabahlar.” “Ya kardeşlerin?” “Onlar da benim gibi çalışırlar. Biz sekiz kardeşiz. İçimizde kâğıt toplayan da var, araba camı silen de, sahilde çekirdek satan da.” “ Paralarınızı ne yapıyorsunuz?” “Yiyeceklerimize yetiyor, kalanıysa annem geldiği zaman ona veriyoruz.” “Zor bir hayat.” dedim. Başındaki yaradan benim elimi çekip kendi elini koydu ve yüzüme dönerek: “Ya sen? Senin ailen var mı? Kardeşlerin? Çalışıyor musun? Ne iş yaparsın?” Soruları ardı ardına sıralamıştı. Şaşırdım. Ama gözlerimin içine bakıp bir cevap arıyordu. Ona, heyecanlı bir çocuk tavrıyla anlatmaya başladım. “Benim annem de babam da öldü. Eşimle birlikte yaşıyorum. Eşim hamile ve çocuğumuz olacak yakında. Bense öğretmenim.” “ O zaman bu apartmandaki ev de senin” “Evet benim.” “ Ne kadar da şanslısın abi, bazen sorarım kendi kendime, yoksulluk neden bize düştü diye, bir cevap bulamam, ama aklımı kurcalar hep bu.” Bu soru karşısında afallamıştım. On bir yaşındaki çocuktan böyle bir cümle duymak sarsmıştı beni. Bir cevap bekliyordu benden. Bense susuyor, onu neşelendirmek için başka bir şeyler söylemek istiyordum. “Bak kanaman durdu artık. Bundan sonra daha dikkatli ol.” Konuyu böyle birdenbire değiştirmem onu güldürdü. Bense onu duymamış gibi “Okuyor musun?” dedim. “Okumuyorum” dedi. Bunu öyle bir boşvermişlikle söylemişti ki. Ben yine de devam ettim. “Okumak ister miydin?” “Bilmem.” “Peki, okusan ne olmak isterdin?” Bir süre öyle durdu. Ben onun yüzüne bakıyordum. O ise gözlerini uzağa dikmiş, sabahın ilk saatlerinde yuvalarından çıkan kuşlara dikmişti gözlerini. Ben yine sordum. “Doktor mu, avukat mı, öğretmen mi, pilot mu?” Yüzü öyle ciddi bir hal almıştı ki… Kuşlara bakarak yavaşça ama kendinden bir o kadar emin konuşmaya başladı. “Eğer bir şey olabilme şansım olsaydı kuş olurdum. Aç kalmaktan hiç korkmadan özgürce gökyüzünde uçardım” dedi. Yavaşça doğruldu yerinden. Çöpün kenarındaki kâğıt ve kartonları da arabasına doldurduktan sonra “Eyvallah, çok saol abi.” diyerek yürümeye başladı. Bense kaldırım kenarında öylece donmuş, bir giden mavi gözlü çocuğa bir de sabahı karşılayan kuşlara bakıyordum.
Görüntüleme sayısı: 407 | Yazdır | E-Posta
1. 29-07-2008 23:26 kuşlar bile Sayın Örkün, Artık kuşlar bile aç kalmaktan ve özgürlüklerini kaybetmekten korkuyordur. Yazılarınızı çok seviyorum. Çok hayatın içinden, çok samimi... sahici Teşekkürler Misafir 2. 30-07-2008 17:57 samimiyet, gerçeklik ve hayal Bence zor birşeyi başarmışsın. Suni durabilecek bir karşılaşmayı ve sohbeti çok sahici ve etkileyici bir biçimde aktarmışsın bizlere. Bir de, öykü çok sert birşeyi anlattığı halde, insana hayal de kurdurtabiliyor. Bütün bunları duygularının samimiyeti nedeniyle yapabiliyorsun diye düşündüm. Misafir Yorum yaz powered by AkoComment Tweaked |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



