www.ikiciftlaf.net
Erkan Oğur İle Bir Ömürlük Misafir Yazdır E-Posta
Gülçin Erim   

erkan.jpeg"insan değil de ağaç olsam
dallarımın arasından rüzgarlar geçse
yapraklarım, çiçeklerim, meyvelerim olsa!
mevsimleri yaşasam...
köklerimle toprağın derinliklerine sarılsam.
kuşlar konsa dallarıma, yuva bile yapsalar...
böcekler, karıncalar yollansalar içime
çürütseler oralarımı,
ballarım sakızlarım olsa
gövdeme bir insan uzanıp uyusa...
ben bunları hiç bilmesem, sadece ağaç olsam..."

 

Erkan Oğur'un "Bir Ömürlük Misafir" albümünü dinliyorum. Onun sanatını, bir sanatçı olarak kişiliğini, yaratıcılığını yazmaya  gerek var mı hiç bilmiyorum. 

Bir kenara çekildiğimizde duyduğumuz onun sesi ve müziğidir. “Durduğumuzda” onu duyarız. Kat kat örtüler ardında unuttuğumuz kendimizi. Çocukluğumuzu,  çocukken tanık olduğumuz daha temiz, daha insani sevdaların, özlemlerin, vefanın hiç çekinmeden açık seçik yaşandığı o eski yetişkinler dünyasını, anamızı babamızı, kardeşimizi, uzak ve yakın akrabalarımızı. Hiç kimseyi yabancı ve öteki hissetmediğimiz sılamızı, evimizi, hepimizi. Herkesin hayatının  bir ucundan tutulduğu zamanları. Herşeyin olduğu gibi ve olması gerektiği  gibi yaşanılan zamanı. Hatıraları.

Şehrin yalnızlığı ve cılız yaşamı şefkatsiz bir elin dokunabileceği kadar dokunmuşken  omuzumuza kulağımıza gelen onun sesidir. Birden  mor dağlar belirir gözümüzün önünde. Kıraç topraklar, serin akan dereler, köyler, küçük kasabalar sonra... Herşeyin bize ait olduğu vakitler. Hayatın bir müziği vardı ve biz onu çok severdik sahi... madem geldik İstanbul'a  kendimizle gerçek değerlerimizle tabiatımızla tekrar karşılaşmamızdır onun müziği hepimizin hayatının bir ucundan tutan o çok sevdiğimiz yakın akrabamızdır nicedir görmediğimiz. Kapılar açar içimizde onun sesi. Usul, ağır, yumuşak. Unuttuğumuz evimizin odalarını, koridorlarını, albümlerde kalmış o eski fotoğrafları gösterir tek tek. İyilik vardır onun sesinde ve müziğinde. Onca yıpratıcı konuşkanlık içinde bir susuştur, dinleyiştir onun müziği. Duyarlılıktır. Bir vahada bir esinti soluklanıştır. Hediyeler verir bize, misafir eder  evinde. Orası hepimizin evidir. Hayatın gelip geçiciliğini aklımızdan çıkarmadığımız "ne sahibim bu yerde ne kiracı, sadece bir ömürlük misafirim ben" dediğimiz yerdir onun müziği.


 

 

 


Görüntüleme sayısı: 391 | Yazdır | E-Posta

RSS yorumları

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.
Basit işlemi yapmanız gerekiyor: 1 + 8 =

powered by AkoComment Tweaked

 
< Önceki   Sonraki >