www.ikiciftlaf.net
Erkeklere Gıcık Oluyorum! Yazdır E-Posta
Derya Cebecioğlu   

erkekler.jpg“ Hoppala! İyi de hani insan ayrımı yapmayacaktık! Din, dil, ırk, renk, milliyet, … her türlü ayrıma karşı bir insanın böyle başlık atması hangi vicdana sığar? Seni yalancı, ikiyüzlü sahtekar!” diyorum aynaya bakıp. Ve fakat içimdeki o ses bir türlü susmuyor :

Erkeklere GICIK oluyorum.

“Kızım kendini kandırma. Sen hayatta en çok, iki tane erkeği sevdin. Biri babandı, biri de oğlun. N’oluyoruz şimdi?”

Evet… Ama… Ben… Erkeklere GICIK oluyorum.

Bakın diyaloglar şöyle: ( Konuşma çizgileri erkeklerin cümleleri, parantez içindekiler de onlarla yaşayan kadınların –anneleri, karıları, kız kardeşleri, kız çocukları, hatta yengeleri, teyzeleri,…- söylemediği ama içinden geçirdiği cevaplardır.)

- Çizgili beyaz gömleğim ütülenmemiş.

( Bak Allahın işine… O sersem, çizgili, senin olan ve senin giyecek olduğun beyaz gömlek var ya, hiçbir zaman kendi kendine ütülenmez. Orda salak salak durup birinin onu ütülemesini bekler. Fakat bu kişi asla sen olmazsın. Hadi yapmıyorsun, bari ortalığı terörize etmek yerine çizgisiz beyaz gömleğini giymeyi akıl et. Bak o ütülü ve ne acayip ki onu da ütüleyen sen değilsin.)

- Üfff. Bunda tuz bitmiş.

( Aaaa, ne ilginç! Halbuki tuzluklar, şekerlikler, çay kavanozları, içilip boş olarak dolaba geri konan şişeler, tezgahın üstündeki sürahi, tuvalet kağıdı ruloları, … şimdiye kadar hep mucizevi bir güç tarafından dolu tutulurdu. N’oldu acaba? KALK VE DOLDUR SALAK.)

- Canım bana bi su versene.

( A a! Ben üç yaşımdan beri kendi suyumu kendim alabiliyorum. Sen niye bu yetiye sahip olamadın acaba?)

- Aaaahh, uuffff. Yastığımı yorganımı buraya taşı. Çorba getir. Sıcak bişeyler yap. Ne ilaç vereceksin bana?

( Arsenik. Hasta olunca televizyonun karşısındaki üçlü koltuğu işgal edip, bir spor programından diğerine zaplayarak keyif sürmeye kim programladı sizi ya? Bu arada, hangi hastalık için ne ilaç içileceğini hâlâ öğrenememişken, tavuk suyuna çorba, ıhlamur, sıkma portakal-greyfurt karışık gibi istekleri ardarda sıralayabilme yeteneğine hayranlık duyduğumu itiraf ediyorum.)

- Sinirlendirme beni kadın! Asabiyim zaten.

( İyi de sinir sistemi bütün canlılarda var sanıyordum ben. Hatta emin olmak için, geçen gün gene ansiklopediye baktım. Vallahi de billahi de kadınların da sinir sistemi varmış. Bunu bir mazeret olarak kabul etmek salakça olmuyor mu bu durumda? Ben de “sinir”liyim ulan. Hadi bakalım.)

- Şu çocuğa baksana. Ağlıyo.

( Şu çocuk? Hani ağlayana kadar senin “aslan oğlun” olan çocuktan mı bahsediyoruz? Evet baktım. Gerçekten ağlıyor. Sorunları teşhis etmede gösterdiğin üstün başarılardan gurur duyuyorum. Yalnız, “sorun” dediğimiz şeyler, yaratılıp, adı konulup, hatta üzerinde derin analizler yapılıp kenara atılacak şeyler değil. Bir de bunların “çözüm” aşaması var ki… Boşver, seni aşar.)

      - Mavi kazağım nerde?

( Hani şu, sen her aradığında sinsice saklanıp, ben kalkıp baktığımda siyah, lacivert, yeşil olan diğer kazaklarının arasından çıkıveren yaramaz mavi kazaktan mı bahsediyoruz? Hadi düşünce egzersizleri yapıp beynimizi biraz zorlayalım. Acaba nerde olabilir? Ah, ama tabii ya. Sen nerden bileceksin? Eşyalarını yerlerine koymak sicilinde yer alan bir durum değil ki…)

- Melek gibi adamım valla. Dayak yok, karı-kız yok. Aldığımı size harcıyorum.

( Allah razı olsun. Bu lütuflara minnettar olmuyorum ya! Nankörüm ben nankör. Adamcağız bunların hepsini yapmaya muktedir, üstelik yaparsa da kendisine yerden göğe hak verecek bir sürü erkek bulabilir. Ama yapmıyor. Ve fakat bütün bunları takdir edecek kadın nerde?)

      Bir de “iktidar” kelimesi var ki… Her anlamı ile mide bulandırıcı. “ Çok iyiydim, di mi?” muhabbetine hiç girmiyorum farkındaysanız. İsterseniz burda yer alacak parantez şöyle olsun.

( ERKEKLERE GICIK OLUYORUM.).


Görüntüleme sayısı: 549 | Yazdır | E-Posta

Yorumlar (5)
RSS yorumları
1. 23-02-2008 00:40
Bir erkek olarak cevap
Erkekler kadınları etkileyip kendilerine aşık etmek için o kadar uğraşıyorlar ki, sonrasında diğer işleri yapabilmek için enerjileri kalmıyor sanırım. ;) 
 
Desem bana tüm kadınların kızacağını biliyorum. Ne diyebilirim sonuna kadar haklısınız. Ama bu konuda kadınlara da bir görev düşüyor sanırım. Kendi çocuklarına bu alışkanlıkları küçükten kazandırmaları lazım. En azından 'ev işlerini kadın yapar' yargısının çocukların kafasında yer etmesine izin vermemeliler.  
Çok güzel ve çok "dokunaklı" bir yazı emeğinize sağlık.
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
2. 25-02-2008 00:29
İçindeki komik kadın
Belki üzerine bi yığın iri laf söylenecek ve durum analizi yapı 
lacak bi yazıyken okurken mizah duygusuna hayran olarak, gürültü 
lü gülme efektleri eşliğinde oku 
duğumu itiraf etmeliyim. İçinde- 
ki komik kadını çok sevdim ve o- 
nun iç sesinin muzipliğini... 
Ne olur bana da gıcık olma
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
3. 25-02-2008 11:00
yeni bir biçim
Klasik bir savunma ama "ben o yazdığın erkeklerden değilim" tümcesini de bu komediye ekleyebiliriz. Bir pazartesi sendromu yaşarken bu yazıyla karşılaşmak çok iyi geldi gerçekten :) 
 
Bir glümseme gelip yüzüme oturdu., etraftakilerin gergin bakışlarına aldırmıyorum bile.  
 
"Teknik" ve sıkıcı değerlendirmeleri geçiyorum. Bence de içindeki o muzip ve "tatlı agresif" insana daha çok yer vermelisin yazın yaşamında.
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
4. 26-02-2008 12:59
yeni bir biçim
Nasıl da tanıdık geliyor herşey :) Ben en çok "kazak" ve "hastalık" olayına bayıldım... Bir de senin bu esprili yönünü ve süper durum tespiti yeteneğini çok seviyorum...
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
5. 20-10-2008 06:01
yeni bir biçim
mmmm
Misafir
ben

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.
Basit işlemi yapmanız gerekiyor: 8 + 1 =

powered by AkoComment Tweaked

 
< Önceki   Sonraki >