www.ikiciftlaf.net
Deniz, Ateş ve Senfoni Yazdır E-Posta
Emine Başa   

image147.jpg Hani içinizde bir deniz taşırsınız, okyanus olan zaman zaman... Dibi kırmızı, uçları sarı, atlasan yanacakmışsın hissini uyandıran, ama atlasan yanmayı unutturan...

Hani içinizde bir ateş taşırsınız, yangın olan zaman zaman... derin, mavi, yaklaşsan yanmayacakmışsın hissini uyandıran, ama yaklaşsan soğumayı unutturan...

Ateşe deniz, denize ateş yedirdim. Olmadı! Soğumadı evren! Ölemedim! Burada, tanrılar dağında şimdi maviler daha çok kırmızı, kırmızılar daha çok mavi...

Ah, Lykia! Sevgilim!

İçimdekilerin tek ve biricik eşi! Beni sana yazgılayan, beni sana gömen senfoni, pastoral hüzün, kayıp kent, tanrılar otağı...

Ah, Lykia! Sevgilim!
Dağlara dokunuyorum yüreğim avuçlarıma geliyor; denize dokunuyorum bedenim ağzımda dalgalanıyor; ateşe dokunuyorum sözlerim içine büyüyor... (Ah, sözlerim! Dünya diline bağımlı! )

Rüzgâr, kuş, börtü böcek, ağaç hışırtısı ve kendi ayak sesimin dışında en ufak başka bir ses duymuyor burada kulağım. Issız gibi! Ama müthiş bir devinimin, hareketin, sesin, yani bir kaosun işaretlerini topluyorum yürüdükçe. Bütün hücrelerim algılıyor sessizliğin sesini. Algılıyorum da sadece bilemiyorum ne
yapacağımı. Çünkü insanların cehenneme çevirdiği Dünya örgütlenmesinin bütün o içinden çıkılamaz, anlaşılamaz, görülemez, bilinemez kaosuna alışkınım! O sahteleş(tiril)miş dönenceye!.. (Ah, sözlerim! Dünya dili...)

Oysa buradaki kaos anlaşılmaz değil. Basit bir kozmik dengenin çığlığı. İçinden çıkılır, anlaşılır, görülebilir, bildik... Hayatta kalmak ve üremek içgüdüsünün, hatta ölümün yalınlığı... Her şey burada kendi için var, kendi için yok oluyor. Kendi için olan, başkasının da kendi için var ve yok olduğunu biliyor. Ve hiçbir şey hiçbir şeyin önünde-arkasında, sağında-solunda, doğusunda-batısında değil. Burada her ses, her renk, her tını, her aroma olağanüstü bir uyumla birbirlerine sevdalı. İnsanın edindiği anlamları ters yüz eden bir anlamlar bütünü burada aşk, burada erotizm... (Ah, sözlerim! Dünya...)

Lykia'nın gece büründüğü kılığı anlatmaksa ancak dünya dilindeki ve yaşayışındaki bir durumu betimlemekle olanaklı: Gece tam bir kadındır Lykia! (Kadına yüklenen bütün anlamların dışında belki de “dişidir” demeliyim.) Gündüz işinde gücünde olan "kendi halinde" bir kadının, gece, herkeslerden gizli orasını burasını abartıyla süsleyip en güzel parfümleri sıkarak, en açık saçık elbiseleri giyip en şuh halini takınarak ve bastırdığı bütün fantezileri ancak gece yaşayabileceğini (Çünkü gece örter ya çirkinlikleri.) bilerek sokağa çıkması gibi... Ancak bir kadın bu kadar çarpıcı, bu kadar estetik, bu kadar dayanılmaz, bu kadar içi gıcıklayıcı, bu kadar erotik, bu kadar ulaşılmaz, bu kadar hüzünlü, bu kadar ürkütücü, bu kadar davetkâr, bu kadar..bu kadar..bu kadar.. olabilir! Çünkü hayatı oldurandır kadındır. Hayatın bu olmaklığının diğer adı erotizmdir. (Ah, sözlerim! )

O gökyüzünü parlak noktacıklara boyayan yıldızların flörtü, o birbirine karışmış,
birbirinde erimiş, birbirinde çoğalmış, insanı çıldırtan aroma, o ayıpça konuşan siluetler, o gölgeler, o kendini alıp bir yerden bir yere atan esintinin iniltisi, o esintinin arzusuna arzuyla karşılık veren ağaçlardan duyulan derin ve utanmaz hışırtı, sevişmek bir çiy tanesi ıslaklığında, o büyülü orgazmın kasılmalarında düşmek toprağın arsız kayganlığına, bir sigara tüttürerek dinlenmek sonra... Bu erotizm değil de nedir? (Ah, söz!.. )

Evrenin herhangi bir yerinde, herhangi bir yerin herhangi bir gezegeninde olabilir, ama kesinlikle dünyada yoktur kendini böyle ortalığa seriveren başka bir uzam. Olsaydı, bir sevişmeyle yürek bu kadar zamandışı vurmaz, zamandışılığı bu kadar zamandışı olarak algılamaz ve erotizm bu kadar hüzünlü, hüzün bu kadar çekici, varoluşsal sancımız bu kadar derin ve zavallılığımız bu kadar ezici olmazdı. (Ah!)

Ölüm burada güzel! Ölmekse varlığımıza hapsolup kalmış sonsuzca yankılanacak olan bir şarkı...

Ben ölmeliyim! Evrene ancak buradaki kapılardan karışabilir, aşkın ve sevişmenin
kendisi olabilirim. Çünkü ölüm, bedensel bir yokoluşun resmi değil burada. Ancak bir üst boyut algılayışında anlamını bulan, orada ışıldayan başka bir hayat. Enerjiye dönüşen, enerjinin kendisi olan, o enerjiyle taşa toprağa hayat veren, yani hayatı hayatla besleyen bir varoluş. Mezartaşsız! Sonsuzluğun, zamansızlığın ve uzamsızlığın mezartaşı olmaz! Sözsüz, sözcüksüz, ağırlıksız; dünü-bugünü-yarını, öncesi-sonrası, altı-üstü olmayan; boşlukta öylece salınır olma, bu salınımla tanrılaşma, tanrılara karışma hali... Yani aşk..yani ateş..dölleyenin ve dölletenin kendisi olan...

Ama ölemiyorum ölemiyorum böyle durmadan ölürken!

(Denizi, ateşi (evreni) içime salan Lykia'nın tanrıları değil mi zaten? Oturmuşlar
Olympos'un heybetine, hiç işleri yok benimle uğraşıyorlar! Hiç işleri yok düşleri salıp salıp içime dayanıklılık testi uyguluyorlar! Ne dayanırmışım ama ben de bu zavallı bedenimle! Aşka, aşksızlığa, denizin fırtınasına, durgunluğuna, suskunluğuna, çığlığına, bu kadar çok ölüp de ölmemeye... Yani ateşe diyorum A-TE-ŞE, ne de çok dayanırmışım!)

Devam edecek...


Görüntüleme sayısı: 503 | Yazdır | E-Posta

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. 29-04-2008 22:14
Likya, likya olalı
Homeros'un anlatımları yeknasak 
ve yavan, tarih yazıcılarının ka 
lemleri tutuk, Likya utangaç bu 
şiirsellikte. Özgürlükleri uğru- 
na ateşi yeğleyenlerin, neseple- 
rini kadına göre belirleyen bu  
'Işık ülkesi'nin sürekli değişen 
betimlemelerinde içlerimiz köpü 
rerek kıyılarımıza vuruyor ve Likya'yı yaşıyoruz kalemini ko- 
nuşturan ruhunla. Devamını beklerken sevgiyle kutlarım...
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
2. 30-04-2008 00:00
Anlatabilseydim!
Ah Mine, sözcükler yetmedi ki anlatmaya. Bu metinde dilin çaresizliğini çok fazla duyumsadım. Şiir(sel)e kaçmaktan başka bir yolum hiç yoktu. O da ancak bu kadar... Bu uzamın bana yaşattıklarını biraz olsun aktarabildiysem ne mutlu.
Misafir
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

Yorum yaz
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.
Basit işlemi yapmanız gerekiyor: 8 + 3 =

powered by AkoComment Tweaked

 
< Önceki   Sonraki >