Hepimize Yaz Ödevi!
İkiçiftlaf   
HEPİMİZE YAZ ÖDEVİ

odev.jpg Bir ses, bir dokunuş, bir koku, bir tat, bir düşünce, bir düş… Bir öykü olabilir. Bir sözcük, bir fotoğraf, bir resim… Pencereden gördüğümüz herhangi bir görüntü, bir insan, bir duruş… Bir su sesi. Ya da sessizlik. Bir anı. Okuyup bildiğimiz başka bir öykü. Okuduklarımızdan hatırladığımız başka bir karakter. Bir fazla yürek atışıdır bedenimizde.Onun çağrıştırdıklarıyla birşeyler anlatmak isteği varsa içimizde… Bu bir öykü olabilir, bir roman bile olabilir, neden olmasın…

Önce, ilk imge gelir akla, ardından onu yansıtacak ilk sözcük… İşte böyle doğar yazı dünyası. Yeter ki o fazladan yürek atışının ayırdına varalım, o 'şey' bize dokunmuş olsun, onu sevmiş olalım, yazacak kadar önemli olsun bizim için… İçimizde bir yer işgal etsin, aklımızdan çekilip gitmesin bir türlü, onda bir öykü olduğunu derinden hissedelim ve onu terketmemizi engelleyecek kadar bizim olsun…

"Varillerle Bir Öykü" denemesi, bu düşünceden yola çıktı. Yazmak denince akla ilk gelen, yaşama, insana dair bir çok fikirden, durumdan, duygudan ve nesneden farklı olan, kupkuru metal nesnelerden, varillerden yola çıktı. Bu yazı, hepimizi öyküler yazmaya çağırıyor bu yaz.

Öykülerinizi göndermeniz için yazın sonunu beklemeyin. Hemen gönderin ki, yeni çağrışımlara, yeni anlatılara açık olun… Haydi, bekliyoruz… Hepimiz yazıyoruz…

Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.